SADE Beş Denizler Mutfağı; Anadolu’nun lezzet yolculuğunu geleceğe taşıyor

SADE Beş Denizler Mutfağı; Anadolu’nun lezzet yolculuğunu geleceğe taşıyor
İstanbul Güneşli’de hizmet veren SADE 5 Denizler Mutfağı, Karadeniz, Hazar Denizi, Basra Körfezi, Kızıldeniz ve Akdeniz’in çevrelediği coğrafya ve tüm bu coğrafyanın kalbi Anadolu’nun mutfaklarını geleneksele saygı duyarak, sade haliyle tüm dünyaya duyurmayı hedefliyor.

Güneşli’de misafirlerini ağırlayan SADE Beş Denizler Mutfağı konsepti ve felsefesiyle açıldığı gün itibariyle beğeni kazanmayı başardı. SADE Beş Denizler Mutfağı, Profen Grup, Jumbo-Karaca ailesi ve Anadolu mutfakları üzerine yaptıkları çalışmalarla bilinen birçok işletmenin de kuruculuğunu yapmış Adnan Şahin ve Şef Deniz Şahin’in ortaklığında hayat buldu. Restoran Türkiye, Suriye, Irak, İran, Azerbaycan’ı içine alan Karadeniz, Hazar Denizi, Basra Körfezi, Kızıldeniz ve Akdeniz’i kapsayan Beş Denizler coğrafyasının mutfak kültürlerini ve yemeklerini konuklarına sunuyor.

14 bin yıllık tarihiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve gelenekleri geleceğe taşıyan Anadolu, SADE Beş Denizler Mutfağı’nın kendine çizdiği çerçevenin tam ortasında… İbn-i Haldun’un ‘Coğrafya kaderdir’ sözünün uygulamacısı olan bu restoran geleneklere sahip çıkan yapısıyla özlediğiniz lezzetleri size sunarken, aynı zamanda kültürümüzün birçok yemeğiyle de tanışmanıza olanak sağlıyor. Yerel olmadan genelin olamayacağını savunan bu restoranda bu toprakların insanlara sunduklarıyla medeniyetlerin bunu nasıl sofraya getirdiği en yalın haliyle masanıza geliyor. Ve sunulan her yemek bize Anadolu’dan bir şeyler anlatıyor.

Mönü, Türkiye’nin 81 iline de dokunuyor

SADE Beş Denizler Mutfağı’nın ortaklarından Adnan Şahin, mekanın konseptini şöyle anlatıyor: “Karadeniz, Hazar Denizi, Kızıldeniz, Akdeniz ve Basra Körfezi’nin etkilediği ve etkilendiği tüm mutfakları bünyemizde barındırıyoruz. Tüm bu çerçevenin kalbinde ise Türkiye var. Beş denizler tanımını yaparken de fiili durumun tanımını yapmış olduk aslında. Humus yapıyorsunuz örneğin, Orta Doğu’dan bir lezzet. Karadeniz pidesi diyorsunuz Gürcistan’da yapılan haçapuriye çok benzer. Azerilerin çok kullandığı piti, bizde Kars ve Iğdır’da yapılıyor. Bu kavramla çerçevemizi belirledik. Şu anda uyguladığımız tatlısından tuzlusuna, sulu yemekten ızgarasına, tavasına, hamur işlerine ve salatalarına kadar 740 tane reçete var. Giderek de zenginleşecek. Açıkçası eşim Şef Deniz Şahin geçmişte gerçekleştirdiğimiz projeleri de çok içtenlikle, sevgiyle ve saygıyla yaptık. Ama SADE Beş Denizler Mutfağı’nı işimizin taçlandırılması gibi düşünüyoruz. SADE, bütün birikimlerimizin ürüne dönüştüğü yer oldu. Dolayısıyla sofradaki yüzümüz olarak görüyoruz burayı. Bir şef mutfağından ziyade bir coğrafya mutfağı burası. Ortaklarımızla da paylaşımlarımızı çok doğru yaptık. Karşılıklı güven anlayışı içerisinde iyi bir ilişki yürütüyoruz.”

“Türkiye’deki bütün pişirme teknikleriyle geleneksel lezzetlere selam veriyoruz”

SADE Beş Denizler Lokantası’nda gün saat 12:00’de öğle servisiyle başlıyor. Akşam servisi ise 22:00’de bitiyor. A La Carte servisi olan restoranın yemekleri günlük olarak mevsimsel malzemelerle hazırlanıyor. Restoranda bir gün Ege’den sura deneyimleyebilirken bir başka gün Trakya’dan kandilli mantı, Hatay’dan kara havuç pilavı yiyebilirsiniz. Selçuklu Mutfağı’nın özel lezzetlerinden huruştu, yine Hatay Mutfağı’ndan sini oruğu gibi yemekleri de burada bulabilirsiniz. Ispanak kavurma, ayran aşı, kuru fasulye, ekşili köfte, yer elması kavurması gibi yemekler gün gün restoranın girişinde bulunan kara tahtada yerini alıyor. Tüm bu yemekler orijinaline uygun olarak ızgarada, tavada, tencerede veya fırında pişirilerek mutfak alanında sergileniyor. Şahin, “Yemeklerimizi açıkta sergilememizin en önemli nedeni bazı yemekler çoğu kişi tarafından bilinmiyor. Örneğin, tırşik diye bir yemeğimiz var. Görüp ona göre tercih etmelerine imkan sağlıyoruz. Fırın yemeklerimiz çok güçlü. Kastamonu’dan pastırmalı ekmek, Konya’nın yağ somonu, Bafra pidesi, Tokat’ın çökelekli pidesi gibi farklı bölgelerden pideler bulunduruyoruz. Fırınımızdan pideler dışında Konya fırın kebabı gibi yemekler de çıkıyor. Izgaramız çok iddialı. Kokoreç gibi lezzetlere de yer veriyoruz. Özetle Türkiye’deki bütün pişirme teknikleriyle geleneksel lezzetlere selam veriyoruz” diyoruz.

Büyümeye devam edecek

SADE yola çıkarken amacını beş denizler mutfağını ve Anadolu’yu dünyaya tanıtma olarak açıklamış bir marka. Dünyada ilk kez Anadolu Mutfağı’nı Michelin rehberine sokabilmeyi başarabilmiş isim olan Şahin, dünyada Anadolu Mutfağı’nın yer alabilmesi için yapılabilecekleri şöyle anlatıyor: “Çok güçlü ve özel bir mutfağımız var. Bunu hep söylüyoruz birbirimize. Bizim en önemli şeflerimiz ev kadınlarıdır. Onların bu birikimlerini taçlandıracak ve ticari mutfağa dönüştürebilecek şeflerimizin de olduğunu düşünüyorum. Türkiye’yi birkaç şehir mutfağına sıkıştırmayı da doğru bulmuyorum. Tüm Türkiye’nin gastronomiyi artık turizmin çok önemli malzemelerinden biri olarak görmesi gerekiyor. O yüzden şehirlerin prezantasyonunda, pazarlanmasında gastronomiyi daha çok kullanmalarını tavsiye ediyorum. Bunun örneği Gaziantep var. Ama ben 81 ilin en az 60’ının en az Gaziantep gibi olduğunu düşünüyorum. Hatta Konya, Kastamonu, Isparta, Tokat, Malatya gibi daha özgün mutfaklar var. Burada en önemli kısım devletin yaklaşım şekli. Artık Turizm Bakanlığı’nın son yıllarda aktif durumunun yükselerek devam etmesi gerekiyor. Sadece otel yaparak, turizm destinasyonu yaratarak ya da birkaç ünlü şefle bu işi çözemeyiz. Önce ülke olarak her noktada mutfağın tanınır ve bilinir olmasını sağlamalıyız. Ayrıca her ürün ve yemeğin değerli olduğunu… Kendi mutfağımıza sıcak bakmalıyız. Artık ülkemizde yabancı şefleri ağırlamaktan ziyade bizim de gitmemiz gerekiyor. Bizim mutfağımız değerli bir mutfaktır. Ortaklarımızla beraber tüm bu gerçeklerden hareketle gerek ülkemizde gerekse ülke dışında mutfağımızı hak ettiği yere getirmeye çalışacağız. Gönlümüz ülkedeki gastronomiye girmiş ya da girecek bütün büyük kuruluşların aynı çizgide olmasından yana.”

SADE’nin kısa süreli hedeflerinden biri Beşiktaş’ta bulunan Balıkçılar Çarşısı’nın yakınındaki bir lokasyonda sokak lezzetlerinin olduğu bir konsept yaratmak olacak. Ardından Sarıyer’de keyifli bir manzaraya sahip bir lokasyonda kahvaltısıyla ön plana çıkan ve farklı davetlere ev sahipliği yapan bir şube daha hedefleniyor. Yurtdışında şubeleşme adına da ülkeler ve şehirlerde altyapı araştırmalarına başladıklarını söyleyen Şahin, “Brüksel ya da Londra gibi şehirlerde güçlü ve canlı şubeleşme hedefimiz var. Anadolu çok değerli bir coğrafya ve kendini ifade edebilecek birikimi var. Bu birikimi dünyanın gastronomi şehirlerinde insanlara ulaştırmak istiyoruz” diyor.

İletişim: 0212 709 36 58

Yorum Yaz

 
 
  captcha