Metro Türkiye’den tazelik vurgusu

Metro Türkiye’den tazelik vurgusu
Profesyonel mutfakların taze ürün ihtiyacına yönelik çalışmalarını sürdüren Metro Türkiye, meyve-sebzeden ete ve deniz ürünlerine uzanan ürün grubunda kaliteyi üretim noktasından reyonlara kadar takip ediyor. Üretici seçiminden kalite kontrole, soğuk zincirden uzman reyon ekiplerine uzanan sistem, şeflerin ihtiyaç duyduğu ürün standardının korunmasını hedefliyor.

Profesyonel mutfakların ihtiyaçlarına yönelik ürün ve hizmetleriyle öne çıkan Metro Türkiye, taze ürünlerde kalite standardını yalnızca mağaza rafında değil, ürünün üretim aşamasından itibaren ele alıyor. Meyve-sebze, et ve balık kategorilerinde uygulanan kapsamlı kontrol süreçleri; ürünlerin tazeliğini, güvenilirliğini ve izlenebilirliğini korumaya odaklanıyor.

“Ustasına Yakışan Tazelik” yaklaşımıyla yürütülen sistemde üreticiden lojistik ekibine, reyon çalışanlarından ürünü menüsüne taşıyan şeflere kadar tedarik zincirinin farklı noktalarında görev alan uzmanlıklar bir araya geliyor.

Üreticiden başlayan kontrol

Metro Türkiye’nin taze ürün politikasında ilk adımı doğru üretici seçimi oluşturuyor. İş birliği yapılan çiftçi ve üreticilerin Metro’nun belirlediği denetimlerden geçmesi beklenirken, Global G.A.P. veya GFSI tarafından onaylanan gıda güvenliği sistem sertifikaları da kriterler arasında yer alıyor.

Ürünlerin mağazalara ulaşmasının ardından mal kabul ve depolama süreçleri de belirlenen kalite standartlarına göre yürütülüyor. Böylece ürünün üretildiği noktadan tüketiciyle buluştuğu ana kadar geçen süreçte kalite kontrolünün farklı aşamalarda devam etmesi sağlanıyor.

Soğuk zincir kesintiye uğramıyor

Taze ürünlerde kaliteyi belirleyen önemli unsurlardan biri olan sıcaklık kontrolü, Metro Türkiye’nin operasyonunda da kritik bir rol üstleniyor. Gelişmiş depolama altyapısı ve Çok Kanallı Ürün Bulunurluk Merkezleri (MFC) sayesinde ürünlerin uygun koşullarda muhafaza edilmesi ve ihtiyaç duyulan ürün çeşitliliğinin sürdürülebilmesi amaçlanıyor.

Et, balık ve meyve-sebze reyonlarında görev yapan çalışanlar ise ürün gruplarına yönelik uzmanlık eğitimleriyle destekleniyor. Bu sayede ürünlerin mağazalarda doğru koşullarda sergilenmesi ve profesyonel mutfaklara uygun standartta sunulması hedefleniyor.

Domateste 59 aşamalı takip

Metro Türkiye’nin taze ürünlerdeki kalite yaklaşımının dikkat çekici örneklerinden biri domates kategorisinde görülüyor. Dalından koparıldığı andan itibaren ürünün kalitesini koruyabilmesi için hasat zamanından lojistiğe, depolamadan reyon koşullarına kadar farklı aşamalar takip ediliyor.

Metro Türkiye, domatesleri üretim noktasından mağaza reyonuna ulaştırana kadar 59 farklı kalite kontrol adımından geçiriyor. Özel ambalajlarla sunulan ürünlerde hijyen, tazelik ve izlenebilirlik kriterleri gözetiliyor.

Mevsime bağlı olarak 45’e kadar farklı domates çeşidini profesyonel mutfaklarla buluşturan Metro Türkiye, farklı reçeteler için ihtiyaç duyulan ürün çeşitliliğini de destekliyor. Böylece farklı mutfakların ürün beklentilerine yönelik seçenekler sunulurken, taze ürünlerde kalite standardının sürekliliği hedefleniyor.

Şeflerin mutfağına uzanan sistem

Metro Türkiye’nin taze ürün yaklaşımı, ürünün reyondaki görünümünden çok daha geniş bir süreci kapsıyor. Tarlada başlayan üretim, kalite kontrolleri, uygun depolama, soğuk zincir ve uzman reyon yönetimiyle devam ederken son aşamada şeflerin ve yeme-içme işletmelerinin mutfağına ulaşıyor.

Bu bütünsel yapı, profesyonel mutfakların menülerinde kullandıkları taze ürünlerde hem kalite hem de bulunurluk açısından süreklilik sağlamayı amaçlıyor. Metro Türkiye, “Ustasına Yakışan Tazelik” yaklaşımıyla tazeliği tek bir aşamanın değil, üretimden tabağa uzanan ortak bir emeğin sonucu olarak ele alıyor.

Yorum Yaz

captcha