21 Ağustos 2019, Çarşamba

‘Coğrafi İşaret’ konusu MEB ve Metro Türkiye iş birliğiyle müfredata giriyor

‘Coğrafi İşaret’ konusu MEB ve Metro Türkiye iş birliğiyle  müfredata giriyor
Metro Türkiye, ülkemizdeki yerel değerlerin korunması, desteklenmesi ve Türk Mutfağı’nın geliştirilmesi adına 2011 yılında başlattığı ‘Coğrafi İşaretli Ürünler Projesi’ kapsamında önemli bir adım attı. MEB ve Metro Türkiye tarafından imzalanan protokolle 2019-2020 eğitim öğretim yılı itibarıyla mesleki ve teknik okullarda gıda teknolojisiyle yiyecek-içecek hizmetleri alanında eğitim gören yaklaşık 65 bin öğrencinin müfredatına ‘Coğrafi İşaretler’ girecek. Coğrafi İşaretler, Türk Mutfağı ve Beslenme ders kitaplarında yer alacak. Proje kapsamında ayrıca, MEB’a bağlı 50 formatör öğretmen Gastronometro’da teorik ve pratik eğitim alacak.

Türk Mutfağı’na ve değerlerine sahip çıkmak, yerel üreticiyi desteklemek ve ürünlere katma değer kazandırmak amacıyla Metro Türkiye tarafından 2011 yılında başlatılan Coğrafi İşaretli Ürünler Projesi kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. 11. Kalkınma Planı çalışmalarında Metro Türkiye tarafından paylaşılan Coğrafi İşaretli Ürünler’in ders olarak okutulması önerisi hayata geçiyor.

Metro Türkiye’nin katkılarıyla hayata geçirilen projenin detayları, 4 Mart Pazartesi günü Metro Türkiye Satın Alma Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç ve Mesleki ve Teknik Okullar Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Varın Numanoğlu’nun katılımıyla Gastronometro’da düzenlenen basın toplantısında paylaşıldı.

Coğrafi İşaretli Ürünler Projesi’nin sekizinci yılında bir hayallerini daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Deniz Alkaç, “Türk Mutfağı’nın potansiyelinin açığa çıkması ve dünyanın en bilinen mutfakları arasında boy göstermesi; Türk Mutfağı’nın değerlerinin korunması ve modern yorumlarla geleceğe taşınmasıyla mümkün. Gençlerin mutfak kültürümüz ve değerleri konusunda bilinçlenmesi ve eğitilmesi her şeyden önemli. Gastronominin geleceğini şekillendirecek gençlere bugünden dokunarak büyük bir adım atıyoruz” dedi.

“Öğretmenlerin eğitimini öğretmenler verecek”

Proje kapsamında ilk etapta farklı illerden 50 formatör öğretmene Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro’da eğitmen eğitimi vereceklerini söyleyen Alkaç, sözlerine şöyle devam etti: “Gaziantep’ten, Kars’tan, İzmir’den, kısaca Türkiye’nin dört bir yanından öğretmenlerimize Coğrafi İşaretli Ürünler hakkında eğitim vereceğiz. Daha sonra bu öğretmenler kendi illerinde 20 ila 30 öğretmene eğitim verecek.”

“Gastronomi turizminin gelişimine katkı sunacağız”

Toplantıda, Türkiye’nin yüksek turizm potansiyeline ve hedeflerine de değinen Deniz Alkaç, “Türkiye 2019 yılında 50 milyon, 2023 yılında ise 70 milyon yabancı turist hedefliyor. Türkiye halihazırda doğal güzellikleri, tarihi ve kültürüyle turist çeken bir ülke. Sağlık ve spor turizmi alanındaki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Bizim hedefimiz, gastronomi turizminde de ön plana çıkabilmek. Bugün Barselona’ya seyahat eden bir kişi ortalama 1.150 Dolar harcıyor ve bunun yaklaşık üçte biri gastronomi harcaması. Türkiye’ye seyahat eden bir turist ise ortalama 680 Dolar harcıyor ve bunun yüzde 14’ü gastronomi harcaması olarak karşımıza çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanı, 2018 yılında Türkiye’deki konaklama gelirinin tahmini 10 milyar Dolar, gastronomi gelirinin ise 5 milyar Dolar civarında olduğunu açıkladı. Bu rakamı yukarı taşımak için hepimize görevler düşüyor. Projemiz kapsamında, 10 yılda Türkiye’nin yerel değerleri konusunda eğitim alacak yaklaşık 650 bin genç arkadaşımızın da buna çok büyük bir katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.

“Ezine peyniri neden rokfor gibi olmasın”

Metro Türkiye Satın Alma Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, basın toplantısındaki konuşmasını, “Yerel değerlerin korunması ve ürüne değer kazandırılması tüm dünyada üzerinde titizlikle durulan bir konu. Sözgelimi Fransa’nın rokfor peyniri 1400 yılından beri korunuyor. Bugün Rokfor (Roquefort) köyündeki üretimin değeri yılda 400 milyon Euro. Baktığınızda Ezine peyniri de en az rokfor kadar lezzetli ve değerli bir peynir. İşte biz ne zaman bu değeri daha iyi tanıtırız, yurtdışından Ezine’ye turlar düzenlenmesini sağlarız, o zaman gerçekten bu alanda kendimizi başarıya ulaşmış sayarız” diyerek tamamladı.

“Güncellemeler ve eğitimler kitlesel farkındalığa katkı sağlayacak”

MEB Mesleki ve Teknik Okullar Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Varın Numanoğlu ise “Gerek sağlıklı ve bilinçli beslenme konusunda toplumda artan duyarlılık gerek dışarıda yemek yeme kültürünün yaygınlaşması ve gerekse artan sosyo-ekonomik düzeye bağlı olarak insanların daha fazla seyahat ediyor olması gibi sebeplerle artık yiyeceklerin sadece tadı ve sunumuyla değil, aynı zamanda nerede, hangi şartlarda hazırlandığı ya da üretildiğiyle de ilgileniyoruz. Bugün yiyecek-içecek temini çok daha karmaşık ve komplike süreçler içeriyor. Yiyecek-içecek sektörü insan ve toplum sağlığı açısından bakıldığında önemli bir hizmet alanıdır. Bu nedenle bu sektörün organizasyonu çok iyi şekilde düzenlenmeli; nitelikli, iyi eğitim görmüş ve yeterli tecrübeye sahip insan gücü kaynağıyla desteklenmelidir. İmzalanan bu protokol ile 2019-2020 eğitim öğretim yılı itibarıyla mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında Gıda Teknolojisi ile yiyecek-içecek hizmetleri alanında eğitim gören yaklaşık 65 bin öğrencinin müfredatına Coğrafi İşaretler girecek. Bunun yanı sıra ülke sathında alan öğretmenlerimize bu konuda mesleki eğitim imkanı sağlanmış olacak” şeklinde konuştu.

“Metro Türkiye ile iş birliğimizi çok değerli buluyoruz”

Prof. Dr. Numanoğlu, “Coğrafi İşaret, tüketiciler için ürünün kaynağını, karakteristik özelliklerini ve ürünün söz konusu karakteristik özellikleriyle coğrafi alan arasındaki bağlantıyı gösteren ve garanti eden kalite işaretidir. Coğrafi İşaretli Ürün kavramının anlaşılması, farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi denetimle korunan benzersiz ve özgün ürünlerimizin tanıtımları açısından çok önemli. Coğrafi İşaret Tescili ile kalitesi, gelenekselliği, yöreden elde edilen ham maddesiyle yerel niteliklere bağlı olarak belli bir üne kavuşmuş ürünlerin korunması sağlanmış oluyor. Ayrıca bu ürünler, ekonomik açıdan da katma değer oluşturuyor. Bunun yanı sıra ihracatımızı geliştirmek için bu ürünlerin yurtdışında da tescil edilmesi de büyük önem arz ediyor. Bu çerçevede halen ne yazık ki sadece Antep Baklavası, Aydın İnciri ve Malatya Kayısısı AB’de tescil sağlamış durumdadır. Gerçekleştirdiğimiz protokol kapsamında sağlanan müfredat güncellemeleri ve alan öğretmenlerinin eğitimlerinin yol açacağı kitlesel farkındalığın, bu şekilde tescil alan ürün sayısının artışında önemli bir rol oynayacağını umuyoruz. Bu açılardan bakıldığında, sektöre işgücü yetiştiren kurum konumunda olan Milli Eğitim Bakanlığı ile ülkemizin çok önemli yiyecek-içecek tedarikçilerinden biri olan Metro Türkiye arasında yapılan bu iş birliğini çok değerli buluyoruz” şeklinde açıklama yaptı ve konuşmasını protokolün ilgili tüm taraflara ve mesleki eğitime gönül vermiş gençlere hayırlı olması dilekleriyle tamamladı.

Konuşmalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Alkaç ve Numanoğlu, toplantının sonunda ise Metro Türkiye ile MEB arasındaki protokolü imzaladı.

Türkiye’de üç bin potansiyel ürün bulunuyor

·Coğrafi İşaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işarettir.

·Türkiye’de günümüz itibarıyla 400 civarında Coğrafi İşaretli Ürün ve aynı sayıda aday ürün bulunmaktadır. Potansiyel ürün sayının ise üç bin civarında olduğu tahmin edilmektedir.

·Coğrafi İşaretler ile dünyada yıllık 200 milyar Doların üzerinde bir katma değer oluşturulmaktadır. Avrupa Birliği (AB) ise Coğrafi İşaretlerden yıllık 75 milyar Dolarlık bir katma değer sağlamaktadır.

·Türkiye’deki Coğrafi İşaretli Ürünlerden üçü, AB tarafından kabul edilmiştir. Bu ürünler, Aydın İnciri, Malatya Kayısısı ve Antep Baklavası’dır.

·Raflarındaki ürünlerin yüzde 98’i yerel olan Metro Türkiye’de 130 adet Coğrafi İşaretli Ürün’ün satışı yapılmaktadır.

Yorum Yaz

 
 
  captcha