Don Kişot’tan ilham alan bir gastronomi durağı

Don Kişot’tan ilham alan bir gastronomi durağı
Ataşehir’de konumlanan Sapa İstanbul, çağdaş Anadolu mutfağını açık ateş pişirme teknikleriyle buluştururken, mevsimselliği odağına alan menüsü ve canlı etkinlikleriyle gastronomiyi sosyal yaşamın bir parçasına dönüştürüyor

Michelin Guide seçkisinde yer alan Sapa İstanbul, adını ve ilhamını ideallerinin peşinden gitmekten vazgeçmeyen Don Kişot’tan alıyor. Restoranın duvarında yer alan Don Kişot figürü de bu yaklaşımın simgesi niteliğinde. Alışılmış gastronomi rotalarının dışında konumlanan mekan, Anadolu’nun köklü lezzetlerini çağdaş yorumlarla sunarken, şehir içinde sakin bir kaçış noktası oluşturuyor.

Lezzet ve sosyal yaşamı buluşturuyor

Ataşehir Küçükbakkalköy’de bulunan Sapa İstanbul, açık mutfak konseptiyle de dikkat çekiyor. Misafirler, mutfaktaki hazırlık sürecini yakından izlerken, geniş bahçesi ve Sapa Sahne’de düzenlenen canlı müzik performanslarıyla yemek deneyimini farklı etkinliklerle bir arada yaşayabiliyor. Caz geceleri, DJ performansları ve dönemsel tadım etkinlikleri de restoranın sosyal yaşamla kurduğu bağı güçlendiriyor.

Açık ateş

Mutfakta mevsimsellik temel yaklaşımı oluşturuyor. Açık ateş pişirme teknikleriyle hazırlanan tabaklarda yerel ürünler ön plana çıkarılırken, menü yaklaşık üç ayda bir yenileniyor. Humus, vişneli yaprak sarma, dana kaburga ve çıtır mantı ise restoranın imza lezzetleri arasında yer alıyor. Tek bir tabağı öne çıkarmak yerine, başlangıçlardan ana yemeklere kadar tüm menüde aynı kalite anlayışını koruyan Sapa İstanbul, çağdaş Anadolu mutfağına kendi yorumunu katıyor.

Şef Ümit Dere

Bu mutfak anlayışının arkasında ise Şef Ümit Dere bulunuyor. Dere, restoranın yaklaşımını şu sözlerle özetliyor: “Misafirlerimizin menüden servise, atmosferden ürün kalitesine kadar her ayrıntının aynı özenle düşünüldüğü bir deneyimle ayrılmasını istiyoruz.” Menülerin mevsime göre sürekli yenilendiğini belirten Dere, ürün kalitesi, pişirme tekniği ve sunumun birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu vurguluyor.

Mekanın tasarımı da mutfak anlayışını destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Restoranın merkezine yerleştirilen açık mutfak, üretim sürecini görünür kılarken, modern mimari dili sıcak detaylarla dengeleniyor. Geniş bahçesi şehir temposundan uzaklaşma hissi yaratırken, Don Kişot figürü ise Sapa İstanbul’un hikayesini mekanın her köşesine taşıyan karakteristik bir detay olarak öne çıkıyor.

www.sapaistanbul.com

Yorum Yaz

captcha