Erciyes Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, geleneksel mutfak kültürünü çağdaş eğitim anlayışıyla buluşturarak öğrencilerini uluslararası gastronomi dünyasına hazırlıyor. Uygulamalı eğitim, yabancı dil, sürdürülebilirlik ve sektör deneyimini aynı çatı altında sunan bölüm, geleceğin mutfak profesyonellerini çok yönlü bir bakış açısıyla yetiştiriyor.
Günümüzde gastronomi eğitimi; mutfakta iyi yemek üretmenin yanı sıra kültürü okuyabilmeyi, geleneği anlayabilmeyi, yerel değerleri korurken dünyaya açık bir bakış geliştirebilmeyi de gerektiriyor. Erciyes Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü de bu anlayışla, köklerini gelenekten alırken Kayseri mutfağıyla sınırlı kalmayan; Türk mutfağından dünya mutfaklarına, akademik bilgiden uygulamalı eğitime uzanan geniş bir vizyon ortaya koyuyor.
Geleneksel olanı koruyan, ancak onu çağdaş teknikler, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, yabancı dil yetkinliği ve sektör deneyimiyle geleceğe taşıyan bir eğitim modeli ile gastronomiyi yalnızca bir meslek alanı değil, kültürel ve ekonomik bir değer üretme alanı olarak ele alıyor.
Erciyes Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Ülker ile eğitim anlayışlarını, öğrencilerine sundukları sektörel fırsatları ve gelenekten beslenen evrensel gastronomi vizyonunu konuştuk.
Bölümünüzün kuruluşu ve amaçları hakkında bilgiler verir misiniz?
Bölümümüzün temelleri, 2005 yılında kurulan Türkan–Tuncer Hasçalık Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu’na uzanıyor. 2013 yılında alınan kararla yüksekokul bünyesindeki programlar fakülte çatısı altında Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’ne dönüştürüldü. Resmi kuruluş sürecini aynı yıl tamamlayan bölüm, 2025–2026 akademik yılında normal öğretim programına öğrenci kabul etmeye başladı.
Temel amacımız Türk ve dünya mutfak kültürlerine hakim, çevre bilinci gelişmiş, gıda üretiminde uygulama becerisi kazanmış; yöneticilik, liderlik ve danışmanlık yapabilecek nitelikte girişimci mutfak şefleri, gastronomi profesyonelleri ve bilim insanları yetiştirmek. Bununla birlikte bölüm, sektörün gelişimine ve ülke kalkınmasına katkı sunmak üzere Türk ve dünya mutfakları alanında Ar-Ge çalışmaları yürütmeyi, ulusal ve uluslararası bilimsel projeler geliştirmeyi ve sektör–akademi iş birliği çerçevesinde bilimsel ve mesleki etkinlikler düzenlemeyi hedefliyor.
Eğitmen kadronuzu ve eğitim yaklaşımınızı anlatır mısınız?
Eğitim kadrosu; 3 doçent doktor, 1 doktor öğretim üyesi ve 1 araştırma görevlisinden oluşuyor. Akademik yetkinlik ile sektör deneyimini bir araya getiren bu kadro; ders verme, araştırma ve yayın çalışmalarının yanı sıra ulusal ve uluslararası etkinliklerde görev alma konusunda da güçlü bir birikime sahip. Farklı alanlarda elde edilen uluslararası başarılar, bölümün eğitim vizyonunu destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu çerçevede öğrenciler, alanında uzman ve sektörü yakından tanıyan öğretim elemanlarından eğitim alma imkanı buluyor.
Mezunlarınıza hangi donanımları kazandırmayı hedefliyorsunuz?
Bölümde öğrenciler; temel mutfak bilgisinin yanı sıra Türk mutfağı, dünya mutfakları ve yöresel mutfaklar alanında teorik ve uygulamalı eğitim alıyor. Ulusal ve uluslararası doğrama-pişirme teknikleri uygulama mutfaklarında deneyimlenirken; menü planlama, yiyecek-içecek maliyet analizi, maliyet kontrolü ve menü fiyatlandırması gibi işletme odaklı başlıklar da eğitimin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Gastronomi eğitimi yalnızca üretimle sınırlı görülmüyor; iş sağlığı ve güvenliği, gıda hijyeni, sanitasyon ve uluslararası gıda güvenliği standartlarıyla öğrencilerin güvenli ve profesyonel üretim becerisi kazanması hedefleniyor. Yiyecek-içecek işletmeciliği dersleriyle yönetim bilgisi desteklenirken; yapay zekâ, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik gibi güncel kavramlar da programa dahil ediliyor.
Bölüm, mezunlarının tabak dekorasyonu ve sunum tekniklerine hakim; üretim sürecini bilen, sorunlara çözüm üretebilen gastronomi profesyonelleri olarak yetişmesini hedefliyor. Yabancı dil de bu vizyonun önemli bir parçası. Öğrencilerin İngilizcede en az C1, ikinci yabancı dilde ise en az B2 düzeyinde yetkinliğe sahip, uluslararası nitelikte mutfak profesyonelleri olmaları amaçlanıyor.
Öğrencilerinize sunduğunuz uygulamalı eğitim olanaklarından bahseder misiniz?
Bölüm, öğrencilerine teorik bilgiyi gerçek mutfak pratiğiyle buluşturabilecek güçlü bir uygulama altyapısı sunuyor. İki uygulama mutfağı ve bir restoran-bar alanından oluşan bu yapı, öğrencilerimize mutfağın teknik işleyişini ve servis alanının profesyonel düzenini bütüncül biçimde deneyimleme fırsatı buluyor.
Endüstriyel mutfak; ocak, plate, fritöz, makarna pişirici, konveksiyonlu fırın, çalışma tezgahları, soğutucu ve depolama ekipmanlarıyla profesyonel mutfak düzenine uygun şekilde tasarlanmış durumda.
FIESTA Ankastre Mutfağı ise set üstü ocakları, fırınları, mikrodalga üniteleri, geniş depolama alanları ve ada çalışma tezgahıyla daha butik ve uygulama odaklı bir eğitim alanı sunuyor.
Restoran-bar bölümü ise servis takımları, masa düzeni, kahve ekipmanları ve yardımcı donanımlarıyla öğrencilerin sunum, servis ve misafir deneyimi süreçlerini de öğrenmesini destekliyor.
Ulusal ve uluslararası projeler veya etkinlikler var mı?
Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, 2025–2026 eğitim-öğretim yılında ilk öğrencilerini kabul etmesine rağmen kısa sürede dikkat çekici bir hareketlilik yakaladı. Bölümün proje çalışmaları henüz hazırlık aşamasında olsa da, ilk yıldan itibaren öğrencileri ve akademik kadroyu mutfağın, sektörün ve gastronomi kültürünün aktif bir parçası haline getiren etkinlikler gerçekleştirildi.
Bu kapsamda Erciyes Kahve Günü, Türk Mutfağı Haftası ve Turizm Haftası etkinlikleri düzenlenirken; öğretim üyeleri Hırvatistan, Romanya ve Yunanistan’da gerçekleştirilen uluslararası yemek yarışmalarına katılarak önemli başarılar elde etti. Öğrenciler ise ulusal gastronomi yarışmalarında yer aldı, ödüller kazandı ve bölüm bünyesinde düzenlenen yemek yarışmaları ile mutfak atölyelerinde aktif rol üstlendi.
Eğitim kaliteniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Bölüm müfredatı, öğrencilerin ulusal ve uluslararası alanda sektörel avantaj elde edebilmelerini sağlayacak şekilde yoğun İngilizce ve ikinci yabancı dil eğitimiyle destekleniyor. Uygulama ağırlıklı mutfak dersleri ise öğrencilerin profesyonel mutfak becerilerini geliştirmelerine ve sektörde öne çıkmalarına katkı sunuyor. Akademik kadronun sektör deneyimi ve ders verme yetkinliği, eğitimin sahayla güçlü bir bağ kurmasını sağlıyor. Ayrıca gastronominin çok disiplinli yapısı doğrultusunda, ihtiyaç duyulması halinde Gıda Mühendisliği, Beslenme ve Diyetetik, Sosyoloji, Tarih ve Güzel Sanatlar gibi bölümlerden öğretim üyesi desteği alınması planlanıyor.
Staj ve çalışma imkanları konusunda neler söylersiniz?
Bölümde uygulanan 7+1 eğitim sistemi ile öğrenciler, 7 yarıyıl boyunca teorik ve uygulamalı eğitim alırken 8. yarıyılda sektörde işbaşı eğitimiyle deneyim kazanıyor. Ayrıca en az 20 gün zorunlu staj uygulaması bulunuyor; bu süre isteğe bağlı olarak 60 güne kadar uzatılabiliyor.
Okulunuzun sosyal faaliyetlerinden de söz eder misiniz?
Fakülte bünyesinde 2014 yılında kurulan Gastronomi Kulübü’nün yanı sıra Turizm İşletmeciliği, Gezgin Rehberler ve Sağlık Turizmi gibi öğrenci toplulukları aktif çalışmalar yürütüyor. Gastronomi Kulübü; yöresel çorbalar, yöresel pilavlar, film gösterimleri ve sosyal sorumluluk projeleri gibi 50’nin üzerinde çok katılımlı etkinliğe imza atarak Türkiye’de örnek gösterilen gastronomi kulüplerinden biri haline geldi. Üniversitenin 250’yi aşkın öğrenci kulübü ile kampüs içinde ve dışında düzenlenen etkinlikler de öğrencilerin sosyal ve kültürel yaşama aktif katılımını destekliyor.