Beyoğlu’nda şehrin tadını çıkarmak

Beyoğlu’nda şehrin tadını çıkarmak
Beyoğlu’nda şehrin tadını çıkarmak Şehir oteli kavramını geleneksel kalıpların ötesine taşıyan Sheraton Istanbul City Center; Nev-i Lokma’nın yerel dokunuşlarından The Souq’un odun ateşine, Istanbul Baking Company’nin nitelitli kahvelerinden Le Petit Chef’in 3D mutfak tiyatrosuna uzanan zengin lezzet yelpazesiyle Beyoğlu’nun dinamik ruhunu yansıtıyor.

Bir şehir otelini güncel ve çekici kılan yalnızca merkezi lokasyonu ya da şık tasarlanmış odaları değildir. Asıl farkı yaratan, bulunduğu semtin temposunu içeri alabilmesi, konaklayan misafiri kadar kentliyi de aynı çatı altında ağırlayabilme becerisidir. Sheraton Istanbul City Center, tam da bu felsefeyle hareket ediyor; Beyoğlu’nun eksilmeyen enerjisini yaşam alanlarına dönüştüren modern bir kent durağı olarak öne çıkıyor.

Taksim, İstiklal Caddesi, Galata ve Haliç hattına bağlanan stratejik konumuyla şehir kaşiflerine ideal bir başlangıç noktası sunan otel, sosyal alanlarıyla da kapısından içeri giren herkese günün her saatinde farklı bir ritim vaat ediyor. Şehrin karmaşasından kaçıp soluklanmak ya da günün akışına karışmak için de tasarlanmış canlı bir habitat.

Otelin lobisi, alışılagelmiş resepsiyon ve karşılama alanlarının ötesine geçerek gün boyu nefes alan ortak bir yaşama alanına dönüşüyor. Kısa bir iş toplantısı, dostlarla verilen bir kahve molası ya da şehir turu öncesinde dinlendirici bir durak…

Sheraton markasının küresel ölçekte benimsediği "dünyanın buluşma noktası" vizyonu, burada İstanbul’un samimi ve sosyal karakteriyle kusursuz biçimde harmanlanıyor.

Otelin yenilenen 254 oda ve süiti ise dışarıdaki hareketli dünyanın ardından sığınılabilecek sakin bir konfor alanı sunuyor. Modern çizgilerin, yalın tonların ve işlevselliğin ön planda olduğu tasarım dili; hem iş odaklı seyahat edenlerin çalışma ihtiyacına hem de tatilcilerin dinlenme arayışına yanıt veriyor.

Anadolu’nun yerel mirasından dünyanın en küçük şefine

Sheraton Istanbul City Center’ın kentle kurduğu güçlü bağın en somut yansıması, bünyesindeki zengin ve iddialı yeme-içme mekanlarında hissediliyor. Güne, Anadolu mutfağının yerel lezzetlerini uluslararası klasiklerle birleştiren Nev-i Lokma’nın renkli kahvaltısıyla başlanıyor.

Geleneksel mutfak kültürüne daha derin bir yolculuk yapmak isteyenler içinse adres The Souq Istanbul. Taş fırından ve meşe odunlu ızgaradan yükselen kokular eşliğinde Doğu esintili Türk mutfağını sunan restoran, paylaşım odaklı zengin menüsüyle sofrayı keyifli bir ritüele dönüştürüyor.

Gündelik buluşmalar ve hızlı çalışma seansları için taze fırın ürünleri ve nitelikli kahveleriyle Istanbul Baking Company devreye girerken; lobide yer alan The Legends Bar, gündüz sakin görüşmelere, akşam saatlerinde ise imza kokteyller eşliğinde sosyal buluşmalara ev sahipliği yapıyor.

Genç, cesur ve enerjik

Klasik otel barı kalıplarını yıkmayı başaran Graffitication Bar, otelin modern ve dinamik yüzünü simgeliyor. Cesur tasarımı, canlı spor bar atmosferi, büyük ekran maç yayınları ve sokak lezzetlerinden ilham alan iddialı atıştırmalıklarıyla genç ve enerjik bir kitleyi ağırlıyor.

Böylece otel bünyesinde, sabahın erken saatlerindeki sakin bir kahve sohbetinden gecenin ilerleyen saatlerindeki coşkulu bir akşam buluşmasına kadar her moda uygun bir alan bulmak mümkün hale geliyor.

Le Petit Chef

Sheraton Istanbul City Center’ın yeme-içme dünyasındaki en sürprizli ve yenilikçi deneyimi hiç şüphesiz Le Petit Chef. Dünyanın en küçük şefini masalara konuk eden bu eşsiz konsept, yüksek mutfak sanatını 3D masa projeksiyon teknolojisi ve eğlenceli hikaye anlatımıyla bir araya getiriyor.

Tabakların servis edilmesinden hemen önce masanın üzerinde canlanan minyatür şeflerin dünya mutfakları arasındaki sevimli rekabeti, yemeği bir akşam ziyafetinden çıkarıp adeta sürükleyici bir tiyatro gösterisine dönüştürüyor. Hem yetişkinlerin hem de çocukların büyük bir heyecanla izlediği bu performans, unutulmaz bir gastronomi şovu sunuyor.

www.marriott.com

Yorum Yaz

captcha