Kapadokya’nın gastronomi sahnesinde kendine özgü sofra kültürüyle yer edinen Karakız Meyhanesi, Dorak Holding yatırımıyla yeni bir konseptle yoluna devam ediyor. Marifet Karakız Ocakbaşı, Anadolu’nun kebap ve ızgara geleneğini günlük hazırlanan mezeler ve geleneksel pişirme teknikleriyle aynı sofrada buluşturuyor.
Karakız’ın hikâyesi, 2020 yılında Kapadokya’daki küçük bir otel restoranında kurulan mütevazı bir çilingir sofrasıyla başladı. Nursev Arslan ve Tuğçe Doyran’ın kendi sofralarını başkalarıyla paylaşma düşüncesiyle ortaya çıkan bu buluşma, zaman içinde günlük hazırlanan mezeleri ve samimi yaklaşımıyla bölgenin sevilen gastronomi duraklarından birine dönüştü.
Yaklaşık altı yıllık süreçte kendine özgü müdavim kitlesi oluşturan Karakız Meyhanesi, şimdi aynı sofra kültürünü farklı bir mutfak anlayışıyla genişletiyor.
Ateşin etrafında şekillenen mutfak
Dorak Holding’in gastronomi yatırımları kapsamında hayata geçirilen Marifet Karakız Ocakbaşı, adını Karakız’ın mutfaktaki “marifetinden”, yani ustalığından alıyor.
Yeni marka, odağına ateşi, ızgarayı ve fırını yerleştiriyor. Günlük ve mevsimsel ürünlerle şekillenen menüde Adana kebabı, Hatay usulü tepsi kebabı ve közde içli köfte gibi Anadolu mutfağının sevilen lezzetleri bulunuyor.
Geleneksel tariflere modern bir sofra yorumu
Marifet’in mutfağında lezzetin temelini yalnızca kullanılan malzemeler değil, hazırlama ve pişirme teknikleri oluşturuyor. Geleneksel yöntemlerden ilham alan mutfak anlayışı, ürünlerin doğru ateş ve uygun pişirme tekniğiyle hazırlanmasına odaklanıyor.
Karakız Meyhanesi ile özdeşleşen günlük mezeler ve markanın kendine özgü dokunuşları da yeni restoranın sofrasında yer buluyor. Böylece meyhane kültüründen gelen paylaşım anlayışı, ocakbaşı mutfağının ateş başındaki atmosferiyle birleşiyor.
Kapadokya gastronomisine yeni bir soluk
Dorak Holding’in bölgedeki turizm yatırımlarına gastronomi alanındaki yeni girişimiyle eklenen Marifet Karakız Ocakbaşı, Kapadokya’nın yerel gastronomi kimliğinin çeşitlenmesine katkı sunmayı hedefliyor. Karakız’ın yıllar içinde oluşturduğu sofra kültürünü farklı bir mutfak ekseninde sürdüren marka, Anadolu lezzetlerini geleneksel pişirme anlayışıyla yeniden odağa taşıyor.