Trans yağsız üretimde Türkiye öncülerden

Trans yağsız üretimde Türkiye öncülerden
31 Aralık 2020 itibarıyla Türkiye’de, trans yağ konusunda yeni bir dönem başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından getirilen düzenleme ile trans yağ oranı tüm dünyada güvenli kabul edilen yüzde 2 ile sınırlandırıldı. Bu uygulamayı Avrupa Birliği’nden 3 ay önce hayata geçiren Türkiye, AB ülkelerine öncülük ederek dünyanın en iyi örnekleri arasındaki yerini aldı.

AB’de yasal düzenlemenin 2021 Nisan ayında yürürlüğe gireceğini belirten MÜMSAD Genel Koordinatörü ve Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, “Bu uygulamaya Avrupa Birliği’nden 3 ay önce geçilmesi hem yasal düzenlemeyi yapan Bakanlığımızın hem de altyapıyı daha öncesinde hazırlamış olan endüstrinin ortak başarısıdır. Bu yasal düzenlemeyi en başından bu yana gönülden destekliyoruz” dedi.

Türkiye; ABD’den 11, Kanada’dan 13, AB’den 14 yıl ileride

Türkiye’de MÜMSAD öncülüğünde bundan 13 sene önce başlatılan gönüllü uygulamayla margarinlerde trans yağsız üretime geçildiğini ifade eden Ebru Akdağ, “Bu gönüllü girişimle Türkiye; ABD’den 11, Kanada’dan 13 ve AB’den 14 yıl ileride olup Dünya Sağlık Örgütü’nün koyduğu 2023 hedefini 16 yıl önce yakalamıştı. Şimdi de Tarım ve Orman Bakanlığı’mızın hazırladığı yönetmelik ile trans yağ oranı tüm gıdalar için WHO’nun işaret ettiği güvenli seviyede olacak. Bu düzenlemenin AB’den 3 ay önce yürürlüğe girdiğinin de altını çizmeliyim” diye konuştu.

Dünyanın en iyi örnekleri arasında

Ebru Akdağ, Doğu Avrupa’daki birçok üründe hala yüksek oranda trans yağlara rastlamanın mümkün olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya Sağlık Örgütü’nün son raporuna göre, örgütün 2023 hedefine uyan 58 ülke endüstriyel trans yağ kullanımına kısıtlama getirirken, 100'den fazla ülkenin gıda ürünlerindeki trans yağı azaltmak için hala önlemler alması gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterlerini başarıyla uygulayan ülkelerden Türkiye, ‘en iyi örnekler’ arasında gösteriliyor” diye konuştu.

Trans yağ nedir?

Trans yağın üretilen veya ürüne katılan bir yağ çeşidi olmadığının altını çizen Ebru Akdağ, şu bilgileri verdi: “Temelde iki çeşit trans yağ vardır. Doğadan gelen trans yağ, geviş getiren hayvanların midelerindeki bağırsak bakterileri tarafından üretilir. Dolayısıyla bu hayvanlardan elde edilen ürünlerde (örneğin sığır, koyun, keçi vb’den elde edilen et, süt ve süt ürünleri gibi) doğal kaynaklı trans yağ bulunur. Örneğin, tereyağındaki trans yağ oranı yaklaşık % 3 – 5 düzeylerindedir. Endüstriyel trans yağlar ise yağların kısmen sertleştirilmesi için kullanılan, ülkemizde ise yıllar önce terk edilmiş olan ‘kısmi hidrojenasyon’ denilen bir işlem sırasında istenmeden ortaya çıkan bir yağ asididir. Trans yağların kardiyovasküler risk yaratabileceği ortaya çıkınca, tüm dünyada trans yağların elimine edilmesi için çalışmalar başlamıştır. Gerek endüstriyel olsun gerekse doğal, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her ikisinin de kardiyovasküler sağlığa etkisi benzerdir.”

Yorum Yaz

 
 
  captcha