Urla gastronomisinin kalesi: Beğendik Abi Lokantası

Urla Malgaca Pazarı’nda beş masayla başlayan lezzet yolculuğu, bugün Handan Kaygusuzer’in titiz dokunuşları ve ev sıcaklığındaki hiç değişmeyen tarifleriyle dünya gastronomi platformlarına taşındı. Tarihi bir Rum binasının ruhunda, mevsimin en taze ürünleriyle kurulan bu sofralar, 26 yıldır her misafirine 'Beğendik Abi' dedirtmenin gururunu yaşıyor. Geçmişin mirasını oğlunun vizyoner projeleriyle harmanlayan Kaygusuzer, hem bir kadın girişimci olarak ilham veriyor hem de Urla’nın eşsiz mutfak kültürünü geleceğe miras bırakıyor.

Özlem Kapar Urla’nın dar sokaklarından yükselen mis gibi kokular, sizi 100 yıllık tarihi bir Rum binasına, yani Beğendik Abi Lokantası’na davet ediyor. 26 yıl önce beş masalı küçük bir dükkanla başlayan bu serüven, bugün ödüllerle taçlanmış bir gastronomi durağına dönüştü. Hikayenin kahramanı ise 'geç kaldım' demeyen, mutfağını ev sıcaklığıyla harmanlayan bir kadın girişimci: Handan Kaygusuzer. Urla’nın yerlisi, 1959 doğumlu Handan Kaygusuzer, aslında bir evin mutfağından bir ilçenin mutfak kültürünü temsil eden bir figüre dönüşmesinin hikayesini anlatıyor. Her şey, eşinin mandıra işlerinin büyük marketler karşısında zorlanmasıyla başlamış. Bir aile meclisinde yeğenlerinin, “İsmi ‘Beğendik Abi’ olsun, yiyenler beğendik abi diyerek çıksın” önerisiyle temelleri atılan bu mekan, bugün Urla’nın en prestijli esnaf lokantalarından biri. Ev hanımlığından mutfak şefliğine Handan Hanım’ın mutfağa girişi aslında bir zorunlulukla başlıyor. İlk açıldıkları dönemde profesyonel bir usta ile çalışsalar da, evindeki kaliteyi ve yağı mutfakta göremeyince kolları sıvıyor. “Evin yemeklerini lokantaya taşıdık” diyen Kaygusuzer, aslında başarısının sırrını da bu cümlede saklıyor. Bugün oğlu Hikmet Kaygusuzer’in de katılımıyla büyüyen işletme, Malgaca Pazarı’ndaki o beş masalı yerden, orijinal dokusuna sadık kalınarak restore edilmiş tarihi binasına taşınmış. Urla’nın mevsimlik şöleni Beğendik Abi’nin menüsü tam anlamıyla bir Urla-Ege antolojisi. Mübadil ailelerin renkli kültürünü yansıtan yemekler, nenelerden, komşu teyzelerden öğrenilen orijinal tariflerle hazırlanıyor. Mevsimsellik bu mutfağın temeli. Handan Hanım, enginarın, bamyanın, binbir çeşit otun ve kabak çiçeğinin heyecanını her sezon yeniden yaşıyor. Menüde hiçbir zaman değişmeyen klasikler ise Urla Güveci, İzmir Köfte, Tandır ve meşhur çorbalar. Üstelik son iki yıldır kendi zeytinyağlarını kendileri çektirerek bu lezzet mirasını bir adım öteye taşımışlar. Dünya sahnesinde bir marka Beğendik Abi, son yıllarda dünya gastronomi otoritelerinin de radarında. Michelin Guide ve Gault & Millaulistelerine girerek başarısını tescilleyen lokanta, en son İncili Gastronomi Rehberi’nden aldığı Onur Ödülü ile de 26 yıllık emeğini taçlandırmış durumda. Handan Kaygusuzer bu başarıyı şu sözlerle özetliyor: “Ödül almak, yaptığınız işin kıymetinin bilinmesini gösterdiği için bizi çok gururlandırıyor. Ancak bizim için en büyük gurur, ilk günden beri müşterilerimizi evimize gelmiş birer misafir gibi ağırlama prensibimizin hiç değişmemiş olması.”abredin ve güvenin Handan Hanım, başarısının bir diğer boyutunu ise kadın girişimcilere verdiği mesajla vurguluyor. 40’lı yaşların en verimli çağlar olduğunu belirten usta işletmeci, hiçbir şey için geç olmadığını, sabır ve güvenle başarının mutlaka geleceğini hatırlatıyor. Urla Enginarı Beğendik Abi Lokantası’nın başarısında, bayrağı annesinden devralan ve işletmeye modern bir vizyon katan Hikmet Kaygusuzer’in rolü büyük. Bugün binlerce kişiyi ağırlayan ve geçtiğimiz yıl 11. kez düzenlenen Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin fikir öncüsü olan Hikmet Kaygusuzer, bu girişimiyle hem yerel üreticiye hem de bölge gastronomisine çağ atlattı. Bir aile geleneğini, kentin en büyük markalarından birine dönüştüren bu vizyon, Beğendik Abi’nin neden bir lokantadan "daha fazlası" olduğunu bir kez daha gösteriyor. www.instagram.com/begendikabi.urla