Teovine Edible Art: Gastronomide estetik dokunuş

Teovine Edible Art, sanatın estetik ifadesini rafine lezzetlerle buluşturarak ikram kültürüne çağdaş bir yorum katıyor. Kurucusu Emine Töredi Sabanlar’ın 35 yıllık kreatif deneyiminden ilham alan marka; sofistike tatlar, özgün konseptler ve yaratıcı sunumlarla sofrayı çok katmanlı bir gastronomi deneyimine dönüştürüyor.

Günümüzde gastronomi yalnızca tat alma duyusuna değil, görsel estetik, anlatı ve deneyim tasarımına da hitap eden çok yönlü bir disiplin haline geldi. Bu dönüşümün güçlü temsilcilerinden biri olan Teovine Edible Art, sanat ve gastronomi arasındaki sınırları ortadan kaldırarak, ikramı bir sanat formu olarak yeniden tanımlıyor. Özel davetlerden sanat galerisi açılışlarına, marka lansmanlarından fine dining konseptli ikram servislerine kadar geniş bir alanda, her etkinliği kendine özgü bir estetik kimlikle buluşturuyor. 35 Yıllık Kreatif Birikimden Doğan Bir Marka Teovine Edible Art’ın kurucusu Emine Töredi Sabanlar, 35 yılı aşkın süredir tasarım, kreatif iletişim ve etkinlik sektörlerinde gerçekleştirdiği projelerle, deneyim tasarımının Türkiye’deki öncü isimlerinden biri olarak tanınıyor. Kariyeri boyunca sayısız marka, sanat projesi ve prestijli davetin yaratıcı süreçlerine liderlik eden Sabanlar, bu birikimini Teovine Edible Art ile gastronomi ve sanatın kesişim noktasına taşıdı. Onun vizyonunda sofra, yalnızca servis edilen lezzetlerin bulunduğu bir yüzey değil; estetik, hikâye ve duygunun birleştiği yaşayan bir kompozisyon. Teovine Edible Art, bu yaklaşımın doğal bir sonucu olarak, ikram kültürünü bir deneyim tasarımı disiplinine dönüştürüyor. Bu yaklaşımın en çarpıcı örneklerinden biri, Emine Töredi Sabanlar’ın küratörü olduğu Çırağan Sarayı’nda Türkiye’de ilk kez gerçekleşen ve sanat dünyasında büyük yankı uyandıran “Beyond the Frame” daveti oldu. Emine Töredi Sabanlar: “Sofra, insanların bir araya geldiği en güçlü anlatı alanlarından biridir” Sabanlar, markanın çıkış noktasını şu sözlerle ifade ediyor: “Benim için sofra, yalnızca yemek sunulan bir alan değil; insanların bir araya geldiği, duyguların paylaşıldığı ve hikâyelerin yazıldığı bir sahne. Teovine Edible Art’ın yaklaşımında ikram, yalnızca bir misafirperverlik göstergesi değil; davetin kimliğini ve ruhunu ifade eden sanatsal bir anlatım biçimi olarak ele alınıyor. Her konsept, davetin hikâyesine özel olarak tasarlanıyor; kullanılan malzemelerden sunum formuna, renk paletinden servis ritmine kadar tüm detaylar bu anlatının parçası oluyor. Sanat galerisi açılışları, marka lansmanları, özel davetler ve seçkin etkinliklerde yer alan Teovine Edible Art, sofrayı izlenen değil, deneyimlenen bir sanat alanına dönüştürüyor.’’