Güllü Konakları’nda zeytin, bahçe ve yaşayan bir mutfak
Güllü Konakları, Şirince’nin kadim hikayesini bahçesinde, mutfağında ve zeytinliklerinde yazmaya devam ediyor. Burada her tabak, her hasat ve her mevsim, doğayla uyumlu bir yaşamın sessiz ama güçlü bir anlatısı...
Medine İşbilir
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (BMDTÖ) tarafından “Dünyanın En İyi Turizm Köyleri” arasında gösterilen Şirince, Ege’nin geçmişle bugün arasında kurduğu nadir dengelerden birini temsil ediyor. Taş evleri, bağları ve zeytinlikleriyle ziyaretçilerine bir yaşam biçimi sunuyor.
Bu tarihsel dokunun içinde yer alan Güllü Konakları, köyün sessiz tanıklığını bugünün bilinçli gezginleriyle buluşturan özel bir adres. 100 yılı aşan bir geçmişe sahip asırlık konaklar, Martı Hotels & Marinas’ın yarım asrı aşkın turizm deneyimiyle yeniden hayat bulmuş. Martı Hotels 2000’li yılların başında Şirince’ye ilk adım attığında, köyün dingin ruhuna saygılı ama uluslararası standartlarda bir butik deneyim yaratma hayaliyle yola çıkmış. Bugün Güllü Konakları, misafirlerine özel bir konaklama deneyiminin yanı sıra Şirince’nin tarihsel dokusunun yaşayan bir parçası olma hissini sunuyor.
BMDTÖ’nün verdiği “Dünyanın En İyi Turizm Köyü” unvanı ise bu ruhu uluslararası ölçekte görünür kılmış. Şirince’ye olan ilgi artık yalnızca yaz aylarıyla sınırlı değil; sonbaharın sarı tonları, kışın şömine başındaki sessizlik ve ilkbaharın uyanışıyla birlikte dört mevsime yayılan bir deneyim turizmi anlayışı öne çıkıyor. Güllü Konakları da bu dönüşümü birebir hisseden yapılardan biri. Bilinçli gezginler, doğayla temas eden, sürdürülebilir ve butik bir konaklama deneyimi için burayı tercih ediyor.
Bahçe, mutfağın kalbi
Güllü Konakları’nı farklı kılan unsurların başında bahçesi ve mutfağı geliyor. Zeytin ağaçları, mevsimlik sebzeler, aromatik otlar ve bostanlar, sofraya gelen her tabağın birkaç adım ötesinde yetişiyor. Bu yaklaşım, özellikle Şirince’de yaşayan kadınlarla kurulan üretim ilişkisiyle daha da anlam kazanıyor. Kadın emeği burada bir sosyal sorumluluk projesinden ziyade, bu coğrafyanın doğal devamı. Yerel reçeteler, mevsimlik hazırlıklar ve el emeği ürünler mutfağın temelini oluşturuyor.
Zeste Restoran
Yenilenen mutfak ve Zeste Restoran, bu birikimi çağdaş bir gastronomi diliyle yorumluyor. Şef Sinan Karaahmet ve ekibinin katkısıyla Zeste’de Ege’den ilham alan, yalın ama karakterli bir menü kurgulanmış. Kendi zeytinyağları, yerel otlar, bağ ürünleri ve çevre üreticilerden gelen taze hammaddeler; ev sıcaklığını koruyan ama bir şef restoranının yaratıcılığına sahip bir mutfak kimliği yaratıyor. 2026 itibarıyla sera ve bostanların daha da güçlenmesiyle farm-to-table yaklaşımı yeni bir boyuta taşınmaya hazırlanıyor.
Zeytin hasatı ritüeli
Bu mutfak anlayışının merkezinde ise zeytin var. Şirince’de zeytin hasadı bir tarımsal faaliyet değil, başlı başına bir ritüel. Güllü Konakları’nda bu dönem, adeta küçük bir festivale dönüşüyor. Misafirler güne zeytinliklerde başlıyor; dalından koparılan zeytinin sıkıma, oradan sofraya uzanan yolculuğuna birebir tanıklık ediyor. Hasat sonrası kurulan sofralar, yapılan sohbetler ve tadımlar tüketilen ürünle kurulan bağı derinleştiriyor.
Kendi zeytinliklerinden elde edilen zeytinyağı, Güllü Konakları mutfağının imza ürünü. Soğuk ve sıcak reçetelerde, zeytinin karakterine saygılı bir kullanım anlayışı benimseniyor. Burada zeytinyağı, sabrın, emeğin ve doğayla kurulan ilişkinin sembolü. Workshop’lar, tadımlar ve mitolojik anlatılarla desteklenen bu süreç, misafirler için unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.
Her odada bir gül!
Mimari detaylara gelince… Taş ve ahşabın doğal uyumu korunarak restore edilen konaklarda, standart otel odaları yerine her biri kendine özgü karaktere sahip odalar tasarlanmış. Her odanın bir gül adını taşıması, mekanlara şiirsel bir kimlik kazandırıyor. Kimi odalarda şömine başı kış akşamları, kimilerinde bahçeye açılan sabahlar öne çıkıyor. 2026’da planlanan yenilemelerle bu deneyim, ruhuna sadık küçük dokunuşlarla daha da zenginleşecek.
YAPMADAN DÖNME
Mevsimin renklerine tanıklık et
Sonbahar ve kış aylarında Güllü Konakları’nın bahçesinde doğanın yeşilden sarıya dönüşünü izlemek, akşamları ise şömine başında geçirilen sakin saatlerle zamanı yavaşlatmak… Şirince’nin dingin ruhunu hissetmenin en yalın yolu.
Hasat ve tadım deneyimini yaşa
Zamanın denk gelirse zeytin hasadına mutlaka katıl. Dalından toplanan zeytinin, kendi üretimimiz zeytinyağına ve Zeste Restoran’ın mevsimsel tabaklarına dönüşen yolculuğuna tanıklık et.
Tarihin izinde bir keşfe çık
Güllü Konakları’ndan hareketle Efes Antik Kenti ve Artemis Tapınağı gibi dünya mirası alanlara düzenlenen turlarla, konforlu bir konaklamayı binlerce yıllık bir tarih yolculuğuyla taçlandır.