Dostluk, sohbet ve iyi kebap

Adını Osmanlı döneminde birlikte içki içip sohbet eden dostları tanımlayan “Meygüsar” kelimesinden alan Meygüsar Ocakbaşı, kaliteli kuzu eti, güçlü ocakbaşı geleneği ve sade atmosferiyle klasik kebap kültürünü günümüze taşıyor.

Yaklaşık 20 yıldır Türkiye’nin meyhane ve et restoranlarını gezen Ulaş Akgöl, meyhane kültürünün kökenlerini araştırırken karşısına çıkan “Meygüsar” kelimesinden etkileniyor. Osmanlı döneminde birlikte içki içip sohbet eden arkadaşlar için kullanılan bu ifade, Akgöl’ün hafızasında yer ediyor. Hatta 15 yıl önce, bir gün açacağı restoranın adını ajandasına not ediyor. Aradan geçen yılların ardından hayata geçen Ataköy’deki Meygüsar Ocakbaşı, adının taşıdığı dostluk ve paylaşım kültürünü bugün de yaşatmayı sürdürüyor. Meygüsar Ocakbaşı, geleneksel ocakbaşı anlayışını günümüz beklentileriyle buluşturan bir yaklaşımla hizmet veriyor. Restoranın temelini kaliteli ürün seçimi, istikrarlı lezzet ve samimi bir atmosfer oluşturuyor. Sakatat kültürünü menüsünün önemli parçalarından biri olarak koruyan mekan, aynı kalite standardını her serviste sürdürebilmeyi en önemli hedeflerinden biri olarak görüyor. Kaliteli etten başlayan lezzet Mutfakta en büyük öncelik doğru ürünü seçmek. Meygüsar’da kullanılan kuzuların kesim tarihi ve geldiği bölge titizlikle takip ediliyor. Restoran, özellikle Balıkesir Gönen’den gelen kıvırcık kuzuyu tercih ediyor. İyi kebabın yalnızca ateş ya da ustalıkla değil, kaliteli et, doğru pişirme tekniği ve deneyimli ustaların uyumuyla ortaya çıktığı anlayışı mutfağın temelini oluşturuyor. Menüde öne çıkan lezzetler arasında uykuluk, Adana kebap ve ciğer ilk sırada yer alıyor. Başlangıçta tamamen Adana mutfağına odaklanan restoran, misafirlerinden gelen talepler doğrultusunda konseptinden uzaklaşmadan menüsünü geliştirmiş. Meygüsar Bahçe Tabağı ile Acılı Ekşili meze, kısa sürede restoranın en çok tercih edilen lezzetleri arasına girmiş. Son yıllarda misafirlerin kuzu eti ve sakatata bakışının önemli ölçüde değiştiğini söyleyen işletme, kaliteli ürün kullanımının bu algının değişmesinde etkili olduğuna inanıyor. Eskiden ağır bulunduğu için mesafeli yaklaşılan birçok lezzet, doğru ürün ve doğru pişirme teknikleri sayesinde bugün çok daha geniş bir kitle tarafından tercih ediliyor. Küçük ve butik yapısını korumayı tercih eden Meygüsar Ocakbaşı, büyümekten çok aynı lezzeti sürdürebilmeyi önceliklendiriyor. Yoğun ilgi nedeniyle yeni şube talepleri alsa da, mevcut kalite standardını koruyacak doğru zamanı beklemeyi tercih ediyor. Restoranın mutfağının arkasındaki isim Ulaş Akgöl ise sürdürülebilirliğin en önemli ayağının güvenilir tedarikçilerle uzun soluklu çalışmak olduğunu vurguluyor. Gastronomi sektöründe doğru üreticiyle kurulan ilişkinin korunmasının hem kalite hem de sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Ulaş Akgöl’ün gastronomi anlayışını şekillendiren isimler arasında dünyaca ünlü İtalyan kasap ve şef Dario Cecchini öne çıkıyor. Türkiye’de ise özellikle kebapçıları keşfetmeye başladığı ilk yıllarda Taksim’deki Kenan Usta Ocakbaşı’nın sahibi Kenan Usta’nın misafirlerini tek başına karşılayıp ağırlama biçiminden etkilendiğini anlatıyor. Akgöl, bugün Meygüsar mutfağının lezzet anlayışında ise mutfağın şefi Mehmet Yüksek ile birlikte aynı kalite çizgisini sürdürmeye özen gösterdiklerini ifade ediyor. Meygüsar Ocakbaşı’nın atmosferi de mutfak anlayışını tamamlıyor. Klasik ocakbaşı algısındaki koyu ve ağır dekorasyon yerine açık renklerin hakim olduğu ferah bir tasarım tercih edilmiş. Gösterişli bir lüks anlayışından uzak duran mekan, sıcak ve samimi ortamıyla sohbetin, dostluğun ve ocakbaşının geleneksel ruhunu yaşatıyor. Yaklaşık 80 kişilik kapasiteye sahip restoran, Ataköy Çarşı’daki merkezi konumu ve Marmaray’a yürüme mesafesindeki ulaşım avantajıyla hem bölge sakinleri hem de İstanbul’un farklı noktalarından gelen lezzet tutkunları için kolay erişilebilir bir buluşma noktası oluşturuyor. www.instagram.com/meygusarocakbasi